28 Ocak 2015 tarihinde İngiltere Parlamentosunda gerçekleştirilen konferans

öngörülen eylem planı

  • Kapalı Maraş’taki Rum işgalciler aleyhinde “lex situs” ilkesi temelidne tazminat davaları açılmalıdır.
  • Kapalı Maraş turizm-ticaret-finansman merkezi ve serbest bölge olarak yeniden inşaa edilmelidir.
  • Vakıflardan kaynaklanan mülkiyet ve tazminat haklarının iade edilmesi için girişim yapılmalıdır.
  • Sadece Kıbrıslı Rumlara hizmet eden “Tazmin Mekanizması” Kıbrıstaki tarafların siyasi eşitlik ilkesi temelinde düzenlenmelidir.
  • Tarihi görevlerini ifa edemez duruma düşürülmüş Vakıflar
    İdaresi Ahkamü’l Evkaf kuralları ve çağdaş yönetim normları
    temelinde yapılandırılmalıdır.

TARAFLARIN MUKAYESELİ MÜLKİYET PLANLARI

’Mukayeseli mülkiyet planlarına bakıldığı zaman Platformun kapsamlı bir eylem planı çerçevesinde oluşturulması zorunlu görülmektedir

Kıbrıs Rum Yönetiminin Mülkiyet Planı

  • Kıbrıs Rum Yönetimi geliştirdiği eylem planı çerçevesinde, bir taraftan Kıbrıslı Türklere ait taşınmaz malların yönetimini Rum İçişleri Bakanlığı bünyesine alarak Kıbrıslı Türklerin mülkiyet haklarını çözüm sonrasına ertelemiş olup, diğer taraftan AİHM üzerinden hukuk sürecini, AB üzerinden siyasi süreci ve AP üzerinden sivil toplum insiyatifini başarılı bir şekilde yürütmektedir.
  • Kıbrıslı Rumlar ataları tarafından işgal edilmiş vakıf taşınmaz mallar için AİHM’de açtıkları davalar ile tazminat talep etmektedir. Bu bağlamda, pilot dava olarak tespit edilmiş olan Kapalı Maraş’ın Kıbrıslı Rumlara verilmesi ve adadaki Türk askerinin çekilmesi ağırlıklı olarak Avrupa Birliğinin gündemine taşınmış bulunmaktadır.
  • Rum Yönetimi Kapalı Maraş’ın Rum tarafına verilmesi kaydıyla Mağusa limanının BM yönetiminde işletilmesini önermektedir. Buna ilaveten, Rum Yönetimi Türkiyenin Avrupa Birliğine katılım sürecinde yeni müzakere başlıklarının açılmasının Kapalı Bölge Maraş’ın iadesiyle mümkün olabileceğini ifade etmektedir.
  • Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs Rum Kilisesi ve sivil toplum örgütlerinin mülkiyet davaları için ayırdığı fon ve gerçekleştirdikleri etkinlikler mülkiyet davalarının sonuçlanmasında önemli rol oynamaktadır.

 

Kıbrıs Türk Yönetiminin Mülkiyet Planı

  • Kıbrıs Türk Yönetiminin herhangi bir mülkiyet planı olmayıp, Kıbrıs Rum Yönetiminin geliştirdiği planların arkasında sürüklenmektedir. Bu edilgen uygulama
    çerçevesinde, 1878 tarihinden itibaren gaspedilmiş vakıf emlak ile 1958 yılından günümüze kadar zarara uğratılmış ve işgal edilmiş özel mülkiyetten kaynaklanan hakların tespiti ve uluslararası platformda savunulması ihmal edilmekte, bunun doğal bir sonucu olarak Kıbrıs Türk Halkının mülkiyet ve tazminat hakları yitirilmektedir.
  • İlaveten, AİHM sürecine bağlı olarak oluşturulan ve tek taraflı bir şekilde salt Kıbrıslı Rumlara hizmet eden “Mal Tazmin Mekanizması” ile özellikle Kıbrıslı Rumlar  tarafından gaspedilmiş vakıf taşınmaz malların tazminat ödemeleri ile birlikte heba edilmesi aşamasına gelinmiştir.
  • Ayni şekilde, hayati öneme sahip ve pilot dava niteliğindeki Kapalı Maraş için Kıbrıs Türk tarafının tek ve tutarlı bir politikası yoktur. Resmi politika, Kapalı Maraş’ın bütünlüklü çözüm çerçevesinde değerlendirilmesini, başka bir deyişle bütünlüklü çözüm çerçevesinde Rum tarafına verilmesini öngörmektedir.
  • Resmi politika dışında geliştirilen planlar ise eşzamanlı olarak Maraş’ın Birleşmiş Milletler gözetiminde Rum tarafına verilerek Mağusa limanı üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve/veya Maraş’ın tek taraflı ve karşılıksız olarak Kıbrıs Rum tarafına verilmesini öngörmektedir.
  • Mülkiyet planlarının geliştirilememesinin başlıca nedeni Ahkamü’l Evkafa aykırı bir şekilde oluşturulmuş Vakıflar İdaresi Yönetiminin ada genelindeki Vakıfları koruma ve yönetme kapasitesini kaybetmiş olmasıdır.
  • Mülkiyet politikasında bir diğer önemli zaafiyet, Türkiye Cumhuriyetinin AİHM sürecinde taraf olmayı ve tek taraflı oluşturulmuş “Mal Tazmin Mekanizması”nı kabul etmesidir. Bu zaafiyet de davaların kaybedilmesine neden olmaktadır

ÖNGÖRÜLEN EYLEM PLANI

Bu olumsuz gelişmeleri ortadan kaldıracak Stratejik Çözüm Planı 10 başlık altında özetlenmiştir.

  • Kapalı Maraş’taki Rum işgalciler aleyhine tazminat davaları açılmalıdır.
    Türkiye aleyhinde dava açmış veya açmamış işgalciler aleyhine lex situs (mahallinde yargı) ilkesi temelinde Vakıflar İdaresi tarafından Mağusa Kaza Mahkemesinde tazminat davaları açılmalıdır. Bu suretle, 43 yıllık kullanım kaybı için tazminat talep eden işgalci Rumlara karşı 100 yılı aşan kullanım kaybı nedeniyle Vakıflar önemli boyutlarda tazminat talep etme hakkına sahip olacaktır.
  • Vakıf emlak ile ilgili temsiliyet Kıbrıs Vakıflar İdaresine ait olmalıdır.
    Vakıf mülkiyet ile ilgili konularda muhatap Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil Kıbrıs Vakıflar İdaresi olmalıdır. Bu suretle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde yoğunlaşan siyasi ve hukuki baskılar bertaraf edilmiş olacak, Kıbrıslı Rumların AİHM girişimleri önlenmiş olacaktır.
  • Vakıflar İdaresi Kapalı Maraş’ı tasarrufuna almalıdır.
    Vakıflar İdaresi Kapalı Maraş’ı tasarrufuna almak suretiyle Kıbrıslı Rumların Türkiye aleyhinde AİHM’deki girişimlerini durdurma kapasitesini elde etmiş olacak ve Kapalı Maraş’taki gerçek mülkiyet hakkının ortaya çıkmasını sağlamış olacaktır.
  • Kapalı Maraş turizm-ticaret merkezi ve serbest bölge olarak inşa edilmelidir.
    Kapalı Maraş bölgesinin yerleşim dışında tutulması sosyal, ekonomik ve çevre sorunlarına neden olmaktadır. Bu bağlamda, Vakıflar İdaresi Kapalı Maraş’ı bir masterplan
    çerçevesinde ekonomiye kazandımalıdır. Kapalı Maraş’ta inşa edilecek 10,000 yatak kapasiteli turistik tesisler ve oluşturulacak serbest bölge
    ile önemli bir ekonomik cazibe merkezi yaratılmış olacaktır. Bu bağlamda, Kapalı Maraş’ın yeniden inşası için KKTC-TC otaklığında müteşebbis ekonomik güç oluşturulmalı,
    yurt dışındaki Kıbrıs Türk sermayesi ve müteşebbis gücü ülkeye davet edilmelidir.
  • Tek taraflı oluşturulmuş Taşınmz Mal Komisyonunun statüsü eşitlik ilkesi temelinde yeniden düzenlenmelidir.
    AİHM kararları temelinde KKTC’de tek taraflı bir şekilde oluşturulmuş ve sadece Kıbrıslı Rumlara hizmet eden “Taşınmaz Mal Tazmin Mekanizması” siyasi eşitlik ilkesi temelinde yeniden düzenlenmelidir. Bu bağlamda, mülkiyet ile ilgili herhangi bir komisyon, siyasi eşitlik ve karşılıklılık ilkeleri temelinde, eşzamanlı olarak her iki tarafın iç hukuku çerçevesinde oluşturulmalıdır.
  • Hukuk kurallarına aykırı olarak gaspedilmiş vakıflar için kapsamlı eylem planı uygulamaya konmalıdır.
    1878 yılından itibaren işgal edilmiş vakıflardan kaynaklanan mülkiyet haklarının tazminat hakları ile birlikte iadesi amacıyla ada genelinde geçerli yasalar ve uluslararası antlaşmalar temelinde girişimler yapılmalı ve her vakıf için amaca yönelik eylem planları geliştirilmelidir. Bu bağlamda, dış ülke arşivlerinde de çalışma yapılması için girişim
    yapılmalı, dünyanın tanınmış merkezlerinde tanıtım konferansları düzenlenmelidir. İlaveten, ihmal edilmiş vakıf emlak tespit çalışmaları Vakıflar idaresi bünyesinde kurumsal yöntemlerle yapılmalıdır.
  • 1958-1974 döneminde meydana gelen kayıplar talep edilmelidir.
    1958-1974 döneminde meydana gelen özel taşınır ve taşınmaz mal kayıp ve zararları, Kıbrıs Türk Halkına uygulanan ekonomik-sosyal-siyasal ambargodan kaynaklanan kayıplar, Rumların organize baskısı sonucunda 103 yerleşim birimini kapsamına alan göç dalgasından oluşan zararlar ve merkezi hükümetten dışlanmak suretiyle meydana gelen kayıplar tespit edilerek, sözkonusu kayıp ve zararlardan kaynaklanan tazminat hakları için uluslararası platformda girişim yapılmalıdır.
  • Kıbrıs Vakıflar İdaresi yeniden yapılandırılmalıdır.
    Vakıflar İdaresi Yönetimi vakıf mülkiyet haklarının korunması, savunulması ve tanıtılması konusunda yetersiz kalmaktadır. Devlet Dairesi statüsüne indirgenmiş, tarihi görevlerini ifa edemez duruma düşürülmüş Vakıflar İdaresi Ahkamü’l Evkaf kuralları ve çağdaş yönetim ilkeleri temelinde yapılandırılmalıdır.
  • Tanıtma ve lobi kampanyası yürürlüğe konmalıdır.
    Dünyanın tanınmış merkezlerinde etkin lobi ve tanıtma faaliyetleri yürütülmelidir. Bu bağlamda, İngiltere’de mukim Kıbrıs Türk Derneklerinin ocak 2015 tarihinde düzenlemiş oldukları Londra  Konferansları örnek alınmalıdır.
  • Tarihi Vakıflar Arşivi kurumsal muhafaza altına alınmalıdır.
    Özel arşivcilere yağmalatılmış Tarihi Vakıflar Arşivi kurumsal muhafaza altına alınmalı ve Kıbrıs Vakıflarına ait belgeler Vakıflar Arşivinde toplanmalıdır. İlaveten, arşiv çalışmalarının dış ülke arşivlerine taşınması için girişim yapılmalıdır.