2013 yılından itibaren kullanılan Vakıflar İdaresi logosu Sömürge ait Vakıfların kurulmasına zemin hazırlanmıştır
İdaresi döneminde işgal altındaki Vakıfları simgelemekte, görev
başında olan Vakıflar İdaresi yönetiminin mandacı “mütareke
dönemi “ zihniyetini yansıtmaktadır.

VAKIFLAR TEHLİKE SINIRINDA

  • Vakıflar İdaresi, KKTC Mahhkemelerinde dava kaybetmeye
    başlamıştır.
  • Tarihi Vakıflar Arşivi yağmalanmıştır.
    Vakıflar Yönetimi, Rum tezinin ve Rum Ortodoks Kilisesinin kontrolu altına girmiştir.
  • Ahkamü’l Evkaf’a ve Kıbrıs Yasalarına rağmen Kıbrıslı Rumlara Vakıfların kurulmasına zemin hazırlanmıştır.

VAKIFLAR YÖNETİMİ ADA GENELİNDEKİ VAKIFLARI KORUMA KAPASİTESİNİ KAYBETMİŞTİR

Vakıfların Kıbrıs Türk Halkı için arzettiği ulusal önem

Vakıflar İdaresi Kıbrıs Türk Halkının mücadele tarihinin odak noktasında yer almıştır. Vakıfların sahip olduğu taşınmaz mal kaynakları Kıbrıs Türk Halkının ada genelindeki toprak varlığı için hayati önem arzetmektedir. Kıbrıs Türk Halkının baskı altında olduğu dönemlerde, Vakıflar İdaresi toplum adına geliştirdiği iktisadi-sosyal teşebbüsler ve projelerle toplumun ayakta kalmasına önemli katkı sağlamıştır. Kıbrıs Türk Halkı için arzettiği yaşamsal öneme rağmen, 2004 ylından itibaren Vakıflar İdaresi Yönetimi Vakıflara ait toprak ve tazminat haklarını koruma kapasitesini kaybetmiş bulunmaktadır.

Vakıflar İdaresi KKTC mahkemelerinde dava kaybetmeye başlamıştır

  • 2000 yılında açılan Vakıf davaları kazanılırken, kaybedilen 6 Kasım 2015 tarihili dava ila Rumlara hizmet eden AİHM sürecinin önü açılmış oldu.

1996 yılında Vakıflar İdaresi bünyesinde vakfiyeler ve tapu kayıtları temelinde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, ada genelindeki Vakıf taşınmaz malların tespiti yapılmış ve vakıf emlak haritası hazırlanmıştır. Bu çalışmalar kapsamında, Kapalı Maraş’taki mülkiyet hakları kronolojik bir yaklaşımla ve tapu kayıtları temelinde ayrıntılı bir şekilde
tespit edilmiş ve Kapalı Maraş’ın tümüyle Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakıflarına ait olduğu teyit edilmiştir. Tespit çalışmaları sonunda stratejik önemi nedeniyle ilk etapta 1997 yılında Vakıflar İdaresi kadroları tarafından Kapalı Maraş için hukuki süreç başlatılmış ve 2000 yılında Mağusa Kaza Mahkemesinde iki dava açılmıştır. Birinci dava Kapalı Maraş’taki taşınmaz malların yaklaşık %30’unun sahibi olan Lala Mustafa Paşa Vakfı ile ilgili olup, Mağusa Kaza Mahkemesi 28 Ocak 2002 tarihinde Lala Mustafa Paşa Vakfı leyhinde karar almıştır. Aynı şekilde, ikinci davada Mağusa Kaza Mahkemesi 27 Aralık 2005 tarihinde Kapalı Maraş’ın yaklaşık %70’nin sahibi olan Abdullah Paşa Vakfının mülkiyet hakkını Karara bağlamıştır.
Ancak, Vakıflar İdaresi kadroları dışlanarak özel paralı arşivciler tarafından yönlendirilen davalar vahim sonuçlar doğurmaya başlamıştır. Vakıflar İdaresinin hatalı tutumu nedeniyle, Kıbrıslı Rumlar Vakıflar aleyhinde KKTC Mahkemelerinde dava açmaya başlamış ve vakıf emlak konuları münhasıran Rumlar için oluşturulan “Mal Tazmin
Mekanizması” kapsamına alınmıştır. Nitekim, Vakıflar İdaresi tarafından görevlendirilen özel paralı arşivcilerin yönlendirdiği Abdullah Paşa Vakfına ilişkin dava ilk etapta 6 Kasım 2015 tarihinde Vakıflar İdaresi aleyhine sonuçlanmış ve bilahare Vakıflar taraf yapılmak suretiyle konunun esastan görüşülerek AİHM kapsamına alınması
sağlanmıştır. Kıbrıslı Rumlar bu şekilde 12 dava açmış bulunmaktadır. Tek bir davanın dahi kaybedilmesi sonucunda Kapalı Maraş dahil ada genelinde gaspedilmiş vakıflar heba edilmiş olacak, ilaveten Kapalı Maraş için yüklü tazminat ödemeleri sözkonusu olacaktır.

Tarihi Vakıflar Arşivi yağmalatılmış, Güney Kıbrısta bulunan Vakıf taşınmaz malların satışı gündeme gelmiştir

Kurumsal yöntemler ve devlet kurallarına uyulmadan özel çalışma grupları ile yapılan paralı çalışmalar vahim sonuçlar doğurmaya başlamıştır. Son yıllarda, özel arşivcilerin rehberliğinde Kıbrıs Rum kesimine gidip mütevelli veya gallehar olduğunu iddia eden ve Güney Kıbrısta bulunan Vakıf taşınmaz malları satmaya çalışan kişiler olmuştur.
Örneğin, 31 Ağustos 2014 tarihli Cyprus Mail gazetesinde Bekirpaşa Vakfına ait 3,500 dönüm tutarındaki arazinin satışı için Güney Kıbrısta girişimler yapıldığı haberi yer almıştır. Bu girişimlerin arkasında Vakıflar İdaresi Yönetimi tarafından görevlendirilmiş özel arşivcilerin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sahasında uzman ve muteber Kamu Kuruluşları gözardı edilerek özel çalışma grupları ile sözleşme dahi aktedilmeden parasal meblağlar karşılığında kritik arşiv çalışmaları yapılması yasalara, Devlet kurallarına, ve muteber Devlet geleneğine aykırıdır. Bu bağlamda, 1996 yılında Kıbrıs Vakıflar İdaresi, TC Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ve KKTC Milli Arşiv ve Araştırma Dairesi Müdürlüğü arasında yapılan kurumsal işbirliği örnek alınmalıdır.

Vakıflar Yönetimi, Rum tezinin ve Rum Ortodoks Kilisesinin kontrolu altına girmiştir

  • Vakıflara ait Buğday Camiinde Rum tezini destekleyen etkinlik

21 Kasım 2015 tarihli Cyprus Mail gazetesinde yer alan haberlere göre, Vakıflara ait Buğday Camiinde Rumların Maraş tezine hizmet eden etkinlik düzenlenmiştir. Bu toplantının devamında İngilterenin tanınmış üniversitelerinden London School of Economics’de konu ile ilgili toplantılar yapılmıştır. Maraş’ın asli sahibi Kıbrıs Vakıflar İdaresi Yönetimi ise bu etkinliğe seyirci kalmak ve olanak sağlamak suretiyle Rum tezine hizmet etmiştir.

  • Hala Sultan ve Apostolos Andreas Restorasyon Projesinde, Vakıflar İdaresi Rum Ortodoks Kilisesinin dayatmasına boyun eğmştir

Karşılıklılık ve eşitlik mutabakatı çerçevesinde, Hala Sultan restorasyon projesinin Vakıflar İdaresinin onayı ile Kıbrıs Rum Eski Eserler Dairesi tarafından; Apostolos Andreas restorasyon projesinin ise Kıbrıs Rum tarafının onayı ile Vakıflar İdaresi tarafından gerçekleştirilmesi öngörülmüştü. Hala Sultan restorasyon projesinde bu mutabakata uyulmuş, ancak Apostolos Andreas projesinde Vakıflar İdaresi Yönetiminin ihmali ve onayı sonucunda Vakıflar idaresi, Kıbrıslı Türk mimarlar ve müteahhitler Apostolos Andreas Restorasyon projesinden dışlanmıştır. Sonuçta, projelendirme Yunanistanda yapılmış, uygulama projesi ise ağırlıklı olarak Kıbrıslı Rum müteahhitler tarafından gerçekleştirilmektedir.

  • Ahkamü’l Evkaf’a ve Kıbrıs Yasalarına rağmen Kıbrıslı Rumlara ait Vakıfların kurulmasına zemin hazırlanmıştır

Vakıflar İdaresi adına hazırlanan TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) Raporu vahim ötesi bir tespit hatası yaparak Kıbrısta gayrımüslim vakıflardan söz etmektedir. Ancak, ada genelinde geçerli anayasal ve yasal hükümler Ahkamü’l Evkaf’ı tanımakta ve sadece Müslüman Kıbrıslı Türklerin vakıf tesis edebileceğini vurgulamaktadır.Vakıflar İdaresi adına TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) tarafından yapılan bu hatalı tespit ada genelinde geçerli Ahakamü’l Evkaf ile anayasal ve yasal hükümlere aykırı olup, Kıbrıslı Rumlara ait derneklerinin statüsünü vakıf statüsüne yükseltmeye hizmet etmektedir.