DEĞERLENDİRME ZEMİNİ

  • Kıbrıs Yasaları
  • 1960 Kıbrıs Anayasası
  • Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması
  • Uluslararası Antlaşmalar

VAKIFLARIN HUKUKİ STATÜSÜ

Mülkiyet konusunun odak noktasında ada genelinde en büyük emlak sahibi olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi bulunmaktadır. Kuruluş tarihi 1571 olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi Anayasal statüye sahip bir müessese olup, Avrupa Vakıflar Birliği üyesi sıfatıyla uluslararası platformda tanınmaktadır. Vakıflara ait mülkiyet ve tazminat hakları ada genelinde ve uluslararası platformda tanınmış dört hukuki belge temelinde tanımlanmakta ve teyit edilmektedir. Sözkonusu hukuki belgeler “Kıbrıs Yasaları”, “Kıbrıs Anayasası”, “Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması” ve “Uluslararası Antlaşmalar”dan oluşmaktadır.

Vakıfların Yasal Statüsü

Vakıflar İdaresinin yönetim ve denetim fonksiyonları “Ahkamü’l Evkaf” olarak tanımlanan vakıf hükümleri temelinde icra edilmektedir. Ada üzerinde hakim olan değişik siyasi egemenliklere rağmen Ahkamü’l Evkaf olarak tanımlanan temel vakıf kuralları Kıbrıs hukuk sisteminde özel statü ile yer almaktadır. Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan yasal düzenlemeler vakfiyelerin gayrı kabili rücu olduğunu ve bu bağlamda feshedilemeyeceklerini, vakıflara ait kaynakların elden çıkarılamayacağını ve vakıfların sonsuza dek yaşatılmalarını öngörmektedir. Ayrıca, işgal edilmiş vakıflar için iade ve tazminat öngörülmekte, istibdal ilkesi kapsamında eşdeğerde taşınmaz mal kaşılığında takas ve satış şartları belirlenmektedir.
Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan Vakıflara ilişkin önemli yasal düzenlemeler 5 başlık altında özetlenmiştir:

  • Tescil edilmiş vakfiyeler gayrı kabili rücu olup vakfiyeler kurucuları tarafından dahi değiştirilemez, feshedilemez, ortadan kaldırılamaz.
  • Tescil edilmiş vakıflar sürekli olup sonsuza dek yaşatılır.
  • Tescil edilmiş vakıflar ve vakıflara ait kaynaklar kurucuları ve idarecileri tarafından dahi hiçbir şekilde devredilemez, elden çıkarılamaz, miras yolu ile elde edilemez;
    Vakıflardan feragat edilemez.
  • İstibdal ilkesine göre vakıflara ait taşınmaz mallar vakfiye hükümleri çerçevesinde eşdeğerde mal karşılığında satılabilir ve/veya takas edilebilir.
  • Zorla gaspedilmiş vakıflar gelir kaybından kaynaklanan tazminat ödemeleri ile birlikte iade edilir.

 

Vakıfların Anayasal Statüsü

1960 Anayasasının 110(2) maddesi, vakıf müessesesi ile vakıf hükümlerini içeren Ahkamü’l Evkaf’ı tanımakta, Vakıfların yönetim ve denetim fonksiyonlarının “Ahkamü’l Evkaf” olarak tanımlanan vakıf hükümleri temelinde icra edileceğini ve hiçbir yasama ve hükümet tasarrufunun sözkonusu vakıf hükümlerine müdahale edemeyeceğini vurgulamaktadır. Özetle, Kıbrıs hukuk sisteminde yer alan anayasal ve yasal hükümlere göre Vakıflara ait kaynakların herhangi bir gerekçe ile ve herhangi bir şekilde elden çıkarılması, devredilmesi ve sözkonusu kaynaklardan feragat edilmesi mümkün değildir.

Uluslararası Antlaşmalar ve Vakıflar

Ada genelinde geçerli anayasal ve yasal düzenlemelere ilaveten, vakıf statüsü uluslar arası antlaşmalar tarafından da tanınmaktadır. Vakıf statüsünü teyit eden uluslar arası antlaşmalar üç ana başlık altında özetlenmişrir.

  • Osmanlı İdaresi ile İngiltere arasında aktedilmiş Savunma Antlaşmasının 1Temmuz 1878 tarihli Eki
    Osmanlı İdaresi ile İngiltere arasında aktedilmiş Savunma Antlaşmasının 1 Temmuz 1878 tarihli ekinde Ahkamü’l Evkaf hükümleri muhafaza edilmiş; ilaveten 1915
    ilhak kararından sonra Ahkamü’l Evkaf’ın muhafaza edildiği ve Osmanlı döneminde tescil edilmiş Vakıfların geçerli olduğu Kraliyet yasaları ile teyit edilmiştir.
  • Lozan Antlaşması ve Vakıflar
    24 Kasım 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşmasının, 60. ve 27. Maddeleri ile, Türkiye dışında bulunan Vakıfların ve İslam dinine ait Kuruluşların sahip
    oldukları yetkiler ve haklarla birlikte muhafaza edilecekleri teyit edilmektedir.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması
    1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması ile vakıf hükümleri muhafaza edilmiş ve Ahkamü’l Evkafın statüsü anayasal düzeye yükseltilmiştir.

Sömürge İdaresi Döneminde Ahkamü’l Evkafın Statüsü

Sömürge İdaresi döneminde Ahkamü’l Evkafın hukuki statüsü muhafaza edilmiş, ilaveten Osmanlı döneminde tescil edilmiş Vakıfların geçerliliği Sömürge İdaresi yasaları ile teyit edilmiştir. Bu bağlamda, 20 Kasım 1928 tarihli Sömürge İdaresi yasası ile (The Cyprus Evcaf “Mohammedan Religious Property Administration” Order in Council, 1928) ilhak kararından sonra Ahkamü’l Evkafın hukuki statüsü muhafaza edilmiş, ilaveten sözkonusu yasanın 24. maddesi ile bu yasadan önce tescil edilmiş Vakfiyelerin geçerliliği teyit edilmiştir.

Sömürge İdaresi Dönemi Mahkeme Kararları

Sömürge İdaresi döneminde alınan iki mahkeme kararı ile vakıf hükümleri teyit edilmektedir.

  • Tersefan Çiftliği Kararı
    Vakıflara ait Tersefan Çiftliğini 1956 yılında işgal eden Rum köylüler işgal ettikleri çiftliğin mülkiyeti için Larnaka Kaza Mahkemesine müracaat etmiştir. Kıbrıslı beş Rum yargıçdan oluşan Larnaka Kaza Mahkemesinin 26 Eylül 1958 tarihli ve 70/54 sayılı kararı ile vakıf hükümleri tanınmış ve Rum köylüler tarafından işgal edilmiş çiftliğin Vakıflar İdaresine ait olduğu teyit edilmiştir. Bilahare, Kaza Mahkemesinin kararı Yüksek Mahkeme tarafından teyit edilmiştir.
  • Silihtar ve Arabahmet Sularına ilişkin Karar
    Başkent Lefkoşanın su ihtiyacını karşılayan Arabahmet ve Silihtar isimli vakıf suların yönetimine ilişkin anlaşmazlık üzerine konu Lefkoşa Kaza Mahkemesine intikal etmiştir. 16 Mart 1914 tarihli ve 41/1912 sayılı Lefkoşa Kaza Mahkemesi kararı ile temel vakıf hükümleri tanınmış ve Vakıflar İdaresinin vakıf sular ile ilgili mülkiyet hakkı teyit edilmiştir.